İnternet Terimleri Listesi

Türkçe
İspanyolca
: iki nokta
dos puntos
@ (et)
arroba
Ekli dosyalar
archivos adjuntos
Geri (geri tuşu veya geri dönme fiili)
Atrás, Regresar
Bant genişliği
ancho de banda
Banner
banner
Kalın (yazı tipi)
negrita
Yer imi
marcador
kutucuk (üyelik formu gibi yerlerde işaretlenen küçük kutu)
casilla
Tarayıcı
navegador, explorador de Web
Buton
botón
Kutuyu işaretlemek
marcar la casilla
Tıklayın
haga clic (usted) haz clic (tú)
Kredi kartı
tarjeta de crédito
Veri tabanı
base de datos
Dijital imza
firma digital
Nokta com
punto com
İndirmek
bajar, descargar, hacer un download, bajar archivos, capturar, copiar
Açılır menü
menu desplegable
email adresi
dirección de correo electrónico
Şifreli mail
correo cifrado
SSS (sık sorulan sorular)
preguntas más frecuentes, preguntas formuladas frecuentemente
Dosya transferi
transferencia de ficheros
Klasör
carpeta
form
formulario
İleri (ileri butonu)
adelante
Ziyaretçi defteri
libro de visitas
Nickname, takma ad
apodo
Ana sayfa
página principal, página inicial
Gelen kutusu
bandeja de entrada
Kılavye
teclado
Anahtar kelime
palabra clave
laptop bilgisayar
portátil
link
enlace, vínculo
Döngü
bucle
Arama motoru
motor de búsqueda
mouse
ratón
mouse pad
alfombrilla de ráton
Etiket
etiqueta de la red, etiqueta de Internet
red
Kilit ikonu
icono de cerradura
Şifre
contraseña
Kaydet
guardar
SPAM (istenmeyen mesaj)
mensajes no deseados
Konu (e-posta)
asunto
Kaydol
suscribirse
Sörf yapmak
navegar
Şablon
plantilla
the internet
internet
Mesajın alıcısı
destinatario
Eklemek (e-posta)
adjuntar
Yüklemek
subir, cargar, copiar
Kullanıcı adı
nombre de usuario
Web sayfası
página Web












Kavramlar - Síndrome de Estocolmo (Stockholm Sendromu)

sert otorite figürü ile sertliğe maruz kalan birey arasındaki, bireyin teslimiyetçi bir tutum sergilediği, bunun da ilerisine geçip sert figüre karşı sempati duymaya başlaması ve onu haklı görmesi olarak kabul edilebilir. sendrom adını isveç'in başkenti stokholm'de yaşanan bir olaydan almaktadır. banka soyguncusu tarafından altı gün boyunca rehin tutulan bir kadın, soyguncuya duygusal olarak bağlanır. serbest kaldığında soyguncuyu savunmakla kalmaz, nişanlısını terk ederek kendisini rehin alan banka soyguncusunun hapisten çıkmasını bekler.








hasta luego muchach@s.

Deyimler - Por si las moscas (ne olur ne olmaz)

ingilizce konuşanların "just in case" diye tabir ettikleri, dilimize "ne olur ne olmaz", "her ihtimale karşı" olarak çevrilebilecek olan bu deyimin etimolojik kökeni hakkında iki farklı görüş bulunmaktadır. birinci görüş, kırsal kesimde hazırlanan içeceklerin içine bir sinek düşmesini önlemek amacıyla içecek kaplarının ağzının örtülerle kapatılması geleneğine işaret eder. birinciye nazaran bir efsaneye benzediği söylenebilecek ikinci görüş ise deyimin kökeninin 13. yüzyılda, girona'da gerçekleşen bir olay olduğunu iddaa etmektedir. buna göre II. Felipe ele geçirdiği topraklarda bulunan bir aziz mezarını, kemiklere eziyet çektirmek amacıyla açtırır. tabutun içinden milyonlarca sinek fırlayıp etrafa saldırır ve insanlara salgın hastalık bulaştırır.

deyim günümüzde negatif olasılıklara hazır olma gerekliliğini anlatmak üzere kullanılmaktadır. hava pek bulutlu değil ama ne olur ne olmaz, ben şemsiyemi yanıma alacağım derken "por si acaso" yerine "por si las moscas" deyimini kullanmak daha şık duracaktır. geleneği bozmadan aşağıya birkaç cümle örneği sıralamak istiyorum.


el avion sale a las once, nosotros estaremos en aeropuerto a las seis, por si las moscas.
uçak saat onbirde hareket ediyor, biz, ne olur ne olmaz, saat altıda havaalanında olacağız (yuh! yatıya gitseydiniz bari)

llevo tarjeta de credito, tambien llevo bastante dinero por si las moscas.
kredi kartım yanımda, aynı zamanda ne olur ne olmaz diye yeteri kadar param da var (üzerimde).




nos vemos chicos!

Kavramlar - Desesperanza Aprendida (Öğrenilmiş Çaresizlik)

psikolojik ve politik temellere sahip olan öğrenilmiş çaresizlik kavramı; insanların veya hayvanların koşullar karşısında kendilerine olan inançlarını kaybetmeleri ve başarma olasılığının bulunmadığını peşinen kabüllenmeleri anlamına geliyor. insan türünün gündelik hayatında "nasıl olsa başaramam", "benden adam olmaz", "amaan ben kim, x işini başarmak kim", "olmayacak duaya amin diyorum",   gibi söylemlerle karşılığını bulan bu durum, insanların veya hayvanların kendi öz güçlerine olan güvenlerini ortadan kaldırmaktadır.






bir cümle ile örneklersek:

la desesperanza aprendida es uno de los conceptos psicológicos más importantes de los últimos años.
öğrenilmiş çaresizlik son yılların en önemli psikolojik kavramlarından biridir.

Kimi dinliyorum

dinlediğim bazı müzisyenlerin isimlerini sizinle paylaşmak istiyorum. genellikle latin amerikalı ve genellikle eski(meyen) sanatçılarını ve sanatçı gruplarını dinliyorum. diğer ülkelere geçmeden öne şili'ye şöyle bir uğrayıp 60'lı yıllarda ortaya çıkan nueva canción chilena akımının bazı temsilcilerini ve bu sanatçıların en sevdiğim şarkılarından birini de ekleyeyim yanı sonra da farklı ülkelerden dinlediğim sanatçıları yazayım.



nueva canción chilena tayfasından:

victor jara - a desalambrar
patricio manns - arriba en la cordillera
parra ailesinin tamamı (violetta, isabel, angel ) - soldadito boliviano
quilapayún - gavilán
inti illimani - el pueblo unido jamas sera vencido
illapu - volaras

buna ek olarak

mercedes sosa (la negra) - todo cambia
facundo cabral - si el espejo te mostrara como sos
atahualpa yupanqui - los ejes de mi carreta
maria dolores pradera - me he de guardar
carlos cano - alacena de monjas
carlos puebla - y en eso llego fidel
silvio rodriguez - la maza
trio los panchos - no me ofendas
gipsy kings - volare

bonus: ispanyolca değil ama bu listeye eklenmeyi fazlasıyla hak ediyor:
cesaria evora - sodade


siz de dinlediğiniz ispanyol-latin sanatçıları yorum kısmından paylaşabilirsiniz.

iyi eğlenceler.

Temel Cümle vs Öğrenci

dil öğrenmede en önemli eşiklerden biri temel cümleyi aşmaktır. temel cümleler neredeyse ilk dil derslerinden hemen sonra kurulmaya başlanan, "bu nedir" sorusuna verilen yanıtlardır. klasiktir. her dilde aynıdır. naftalin kokulu fakat vazgeçilmesi, alternafinin oluşturulması çok zor olan bir taktiktir. öğretmen sınıfa girer ve anlatmaya başlar. "merhabalar, bugün bu nedir sorusuna yanıt vermeyi öğreneceğiz". süreç hep aynıdır hatta kullanılan kelimeler bile, öğrenilmek istenen dilden bağımsız olarak, aynıdır. bu nedir? bu masadır. bu nedir? bu bir penceredir. masa, pencere, kitap, ev, kedi, köpek ve tabi ki dolma kalem ve defter bütün dillerin "basit cümle kurma" ekibinde görevli kelimelerdir. bu kelimeler sanki bunun için mevcuttur.

bu süreç yani ilk dersler, konu bakımından, benim için en sıkıcı derslerdir. ne zaman ki basit cümleler aşılmaya, cümlenin içine sıfatlar sokulmaya başlanır, dil öğrenim/öğretim süreci o zaman daha keyifli bir hal almaya başlar. biraz önce sıradan olan masa artık renklenmeye başlamıştır. "bu kahverengi bir masadır", "bu siyah bir kedidir", "bu büyük bir evdir". temel cümlelerin sığlığı sıfatlarla birlikte yavaş yavaş ortadan kalkarken, öğrencinin zihninde derinleşme oluşmaya başlar, biraz önce dizine kadar bile gelmeyen çukur artık aşağılara doğru inmekte ve karanlık bir hal almaktadır. öğrencinin o çukurdan aşağıya doğru inmesi sürecinde en büyük yardımcıları basit cümlenin muhtelif kısımlarına yerleşen, yerleşme sırasına tıpkı eve yeni bir insan taşınmışcasına kendi kurallarını da beraberinde getiren yeni öğeler ve bunların nasıl kullanılacağıyla ilgili koşullardır.

dilleri zamanla dipsiz bir kuyuya dönüşen bu çukurlar, öğrenme sürecini ise derinleştikçe kuyunun içinde kalan ve daha da aşağılara sürüklenen öğrencilerin yukarıya ulaşma çabaları olarak tanımlarsak; cümlenin yeni bileşenlerini ve bu bileşenlerin beraberinde getirdikleri yeni kuralları ve kullanımları da kuyudan çıkma sürecinde öğrencilerin kullanacağı aletlere benzetebiliriz. bir dağcının elinde tuttuğu küçük tırmanma çekicini fiil çekimi, beline doladığı güvenlik halatını edatlar olarak görebiliriz. önemli olan bütün o malzemeleri kullanarak o kuyudan çıkmanın bir yolunu bulmaktır. çıktığınızda kuyunun kenarında, öğrendiğiniz yeni dili konuşmak için sizi bekleyen insanlar göreceksiniz. onlara hiç çekinmeden "hola" diyebilirsiniz.

peki, nedir bu temel cümleyi açmak? nasıl yapılır? zorlukları-ipuçları nelerdir?

ilk olarak yukarıda da belirtildiği üzere, cümleye yeni bileşenler eklemektir. bunun en kolay yolu sıfatları kullanmaktır. sıfat kullanımı, basit cümleyi aşmanın elifba'sı, ön girişi, ücretsiz etkinlik giriş kapısıdır. ispanyolca için söylemek gerekirse bu noktada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta cinsiyettir. bu konuyu yine blogumda sıfatlar başlığı altında daha gramer ağırlıklı olarak işledim. dileyen öğrenciler arşiv sayfasından konu başlığını bulup orayı da okuyabilir. ben biraz da burada anlatayım. elime yapışacak değil ya ayol.

ispanyolca'da nesnelerin cinsiyeti vardır. dillerde harf-i tarif (artikel) kullanımı hakkında bilgisi olmayan öğrenciler için bu durumun ne kadar garip kaçtığını biliyorum. bir defasında "ne yani hocam, kapının şimdi cinsiyetimi var?" diye soran bir öğrencime "evet, kapı müennes harf-i tarif icab eder yani kapı için dişil tanım edatı olan LA kullanılır" dediğimi, öğrencinin kapıya anlamsız anlamsız bir kaç saniye baktığını hatırlıyorum. kuyu derinleşmeye başlıyordu.

nesnelerin sahip olduğu cinsiyet sıfatlar için geçerli değildir. ispanyolca sıfatlar kendi başlarına bir cinsiyete sahip değildir ve birlikte kullanıldıkları ismin cinsiyetine uyum gösterirler.

la puerta - kapı
rojo - kırmızı

gördüğünüz üzere isim olan kapı kelimesinin önünde "la" tanım edatı var, sıfat olan rojo ise önünde herhangi bir artikel "el-la-los-las-un-una-unos-unas" bulundurmuyor. zira ihtiyacı yok. sıfatlar sözlükte öylece durup, bir kelimenin onları çağırmasını bekler. sonra çok cana yakın oldukları, anglo-saksonların "veri izi going" dedikleri karaktere sahip olduklarından dolayı kendilerini çağıran kelimeye uyum gösterir, canlarını sıkmazlar. Örnekleyelim mi?

esta es una puerta - bu bir kapıdır
este es un coche - bu bir arabadır

temel cümlelerin birincisi dişil bir kelime olan "la puerta" ile ilgili olduğu için "esta es una", ikincisi eril bir kelime olan "el coche" ile ilgili olduğu için "este es un" ile kurulu durumdadur. yine bu konuda ayrıntılı bilgi için arşiv sekmesine gidebilir orada ilgili dersleri ayrıntılarıyla okuyup, buraya geri gelebilirsiniz. biz sizi bekleriz.


temel cümlelerimize aynı sıfatı ekleyelim. önce kapı çağırsın sözlükten kırmızı sıfatını:

esta es una puerta roja - bu kırmızı bir kapıdır.

sonra da araba çağırsın:

este es un coche rojo - bu kırmızı bir arabadır


cümlelere bakınca sıfatın dişil bir kelimenin peşinde kullanıldığında A harfiyle eril bir kelimenin peşinde kullanıldığında O harfiyle yazılması, sıfatın kendini çağırana hürmetinden, uyumluluk göstermesindendir.

bu hususta aklınıza takılan sorular olacaktır. ben yine en sık karşılaştığım soruları ve cevapları aşağıya sıralayacağım. sizin sorunuz bunların arasında yoksa iletişime geçip sorabilirsiniz.


soru: isimlerin erkek mi kadın mı olduğunu nasıl anlarım?
yanıt: öncelikle erkek ve kadın şeklinde artikellerimiz bulunmamaktadır. bunlara mutlaka eril ve dişil diyeceğiz. cinsiyeti anlamak için bazı temel kurallar mevcut. en iyi bilinen kural, önemli istisnalar içermekle birlikte, a ile biten kelimelerin dişil, o ile biten kelimelerin eril olduğudur. fakat söylediğim gibi bu konuda oldukça fazla istisna bulunmaktadır. öğrenciler bu durumu göz önünde bulundurmalıdır. istisna var demiş miydim?


soru: sıfatlar her zaman isimden sonra mı gelir?
yanıt: hayır, sıfatlar genellikle isimlerden sonra gelir fakat bazı durumlarda sıfatın vurgulanması için başa da yazılabilir. yine, daha ileride işimize yarayabilecek bir bilgi olarak, bazı sıfatlar kelimeden önce kullanılırsa farklı anlamlar verebilir. örnekleyelim mi?

hombre: adam
pobre: fakir, yoksul, zavallı, vb.

un hombre: bir adam
un hombre pobre: fakır bir adam (yar fakır ben de fakır)
un pobre hombre: zavallı bir adam (yazık ya kimin adamıysa)

soru: bir nesnenin tipine bakarak sıfatını tahmin edemez miyim? yani örneğin kocaman bir kaya gördüğümde bu kesin erkektir, ya da çok zarif detaylarla işlenmiş bir süs eşyası gördüğümde bu kesin kadındır diyebilir miyim?
yanıt: yine söylüyorum, erkek veya kadın değil, eril ve dişil diyeceğiz. kafamızda kurduğumuz kültürel ve sosyal kodların dilde karşılığı olmayabilir. yani şekil veya kullanıma bakarak cinsiyet hakkında karar veremeyiz. en uç örneği vereyim: ispanyolca'da, erkek üreme organının artikeli la (yani dişil tanım edatı), dişil üreme organının aratikeli el (yani eril tanım edatıdır).

soru: hocam şu üreme organları nasıl söyleniyor, yazabilir misiniz?
yanıt: ilerleyen kurlarda öğreneceğiz. dersi kaynatmayın (sırıtmayın öyle saçma saçma)

soru: ya hocam ya madem bu kadar karmaşık, biz nasıl öğreneceğiz ya da nereden bileceğiz hangi ismin hangi artikele sahip olduğunu?
yanıt: yeni kelime ezberlerken mutlaka artikeliyle ezberleyeceksiniz. sözlüklerden faydalanırken kelimelerin hemen yanında, parantez içinde veya italik olarak "m" veya "f" yazar. yani masculino (eril-el), femenino (dişil-la)


sıfatlarla başladığımız temel cümleyi aşma yolculuğuna, cümlelere başka başka bileşenler ekleyerek devam edeceğiz. yorumlara içinde sıfat bulunan ikişer cümle yazabilirsiniz. hatalı olanları yorum yaparak düzelteceğim.


hasta luego estudianteslerim benim.






iletişim:
05369585768

¡Adelante!

blogun oluşturulmasının üzerinden neredeyse on yıl geçti. bazen daha sık bazen daha seyrek paylaşımların yapıldığı bu on yıllık süreç içerisinde, hem ispanyolca hem de türkçe öğrenmek isteyen yüzbinlerce insan için kendi çapında, alternatij bir kaynak olarak kendini var etti sayfa. bu var oluş sürecinin son bir kaç yılı biraz daha sessiz geçti, buna rağmen konu başlıklarının altına yorumlar yazılmaya, mail ve telefon yoluyla sorular sorulmaya devam etti. gönderilen maillere cevap verebildiğim oldu, veremediğim oldu. kendi işimden dolayı zaman ayırıp yardımcı olamadığım insanlardan bir kez de buradan özür diliyorum.

bloğun onbinlerce üyesi olan facebook grubu kendi kişisel facebook sayfamı kapatmam nedeniyle silindi. daha sonra farklı bir facebook sayfası açtım fakat daha sonra onunla da ilgilenemedim. gündelik telaşlar bazen planların önüne geçebiliyor (hatta sıklıkla geçiyor). bir süre bloğu tamamen kapatmayı da düşündüm fakat hala burayı kullanan insanlar olduğunu düşününce bu isteğimden vazgeçtim. bunun yerine blokla ilgili bazı değişiklikler yapmaya kadar verdim. bloğun görünüşü gibi teknik konulardan ziyade içerik ve üslubla ilgili değişiklikler yapmayı, konuları bir kez daha fakat bu defa daha farkı bir üslupla ele almayı ve alternatif bir öğrenme kanalı olarak blogun varlığını sürdürmeyi düşünüyorum. yine hayat gailesine karışıp uzaklaşmazsam bu planları burada uygulamak ve tamamen kendi tarzımda, farklı üsluba sahip bir kaynak ortaya koymak istiyorum.


ispanyolcayı sevin.
ispanyolcayla kalın.




iletişim: 0 536 958 57 68

Hablamos Panameño - Panama'ya özgü kelimeler

İspanyolca konuşan ülkelerin sayısının çokluğu ve dilin çok geniş bir coğrafi alana yayılmış olması gibi nedenlerle bazı kelimeler ülkeden ülkeye anlam farklılıkları gösterebiliyor. Normal olarak sokak dili de bundan etkileniyor ve her ülke kendine has kullanımlar oluşturuyor. Uzun bir aradan sonra, Panama'da kullanılan bazı söyleyişleri derlemek ve sizlere yeniden merhaba demek istiyorum. Español Panameño yani Panama İspanyolcası ABD'nin ülke kültürel ve sosyal etkisi nedeniyle çok sayıda İngilizce kelime içermektedir. İngilizce kelimelerin dışında, ülke yerel söylemler bakımından da oldukça zengindir.

Başlayalım o halde.

Botella
Şişe anlamına gelen kelime, Panama'da bir işte çalışan ama neredeyse hiçbir şey yapmadan para alan insanlar için kullanırlar. Kamusal sektörde çalışanlar arasında yaygın bir söylem olduğu için bu kelimeyi bizdeki "salla başını al maaşını" deyişini pratiğe geçiren insanlar için kullanıldığını söyleyebiliriz.

Guagua
Latin Amerika'nın bazı bölgelerinde otobüs anlamına da gelen kelime, Panama'lılar için eski araba veya külüstür anlamlarına gelir.

Láiter
İngilizce'de çakmak için kullanılan Lighter kelimesinin yerel söylenişe uydurularak aynı anlamda kullanılması.

Me vale verga(kaba söylem)/un pepino/un comino
Umurumda bile değil, çok da tın gibi anlamları vardır.

No me parece
Panamada bu cümle onaylamadığımız şeyler için kullanılabilir. Ben pek öyle zannetmiyorum, bence öyle değil, hayır olmaz gibi anlamlar taşır.

Paracaídas
Bu sahiden komik biraz. Sözlük karşılığı paraşütçü olan bu kelime bir eğlenceye ya da partiye davet edilmediği halde giden kişiler için kullanılıyor.

Tatai
Bizdeki bay bay gibi vedalaşma sırasında kullanılır. Bizde bay bay niye kullanılır derseniz onu ben de bilmiyorum.

Birra
Tahmin edebileceğiniz gibi bira anlamına gelir.

Quemado/a
Eşi veya sevgilisi tarafından aldatılan kişi için kullanılır. Boynuzlu gibi bir anlamı var yani.

Violinista
Bu da biraz komik bir benzetmedir. Bu kelimeyi Panamalılar sevgililerin yanında bulunan, o an sevgili olan çiftin öpüşmesini/koklaşmasını engellediği için istenmeyen üçüncü kişi için kullanmaktadır. Sözlük anlamı kemancı olması nedeniyle akıllara bazı romantizm zehirlenmesi yaşayan restoranlarda çiftlerin yemek yediği masaların dibine kadar sokulup kemancıları getirmekte ve tebessüm ettirmektedir.


Son örnek biraz garip oldu, kabul ediyorum. Daha fazla uzatmadan yazıyı burada bitiriyorum.



Dersler hakkında bilgi almak için bağlantıya tıklayın.

http://ispanyolcadefteri.blogspot.com.tr/2008/12/ispanyolca-dersleri.html


Acción Poética

Acción Poética

Humor en Español

Humor en Español

İspanyolca Öğrenenler